Yok Olma Çağı

Yok Olma Çağı

Amerikalı yazar Willie Johnson tarafından yazılan oyun, New York’ta doğup büyüyen Grundrisse’in hikayesini anlatmaktadır. Uzun süredir uyuyamayan Grundy, hayalleri ve gerçekleri arasında gidip gelirken annesinin ölümü ile zor bir karar vermek zorunda kalır: ya annesinden kalan eski kitapçıyı emlakçılara satıp şehirden kaçacak ya da kitapçının başına geçip mahalle ekosisteminin zenginliğini koruması için uğraşacaktır.

Annesinden miras kalan kitapçı ve onu şehir hayatından uzaklaşmaya ikna etmeye çalışan sevgilisi Maggie arasında gidip gelen Grundy’nin yaşadıkları; kentsel dönüşüm, bu dönüşümün ekosistemde yarattığı dengesizlik ve ‘Y-kuşağının’ arada kalmışlığı temaları üzerinden aktarılıyor.

Devam
Alnıtemiz

Alnıtemiz

Mezara kadar değil pazara kadar Stand-up parolasıyla yola çıkan Deniz Alnıtemiz'in son durağı moda sahnesi.

Devam
Öyle Şeyler Yalnızca Filmlerde Olur

Öyle Şeyler Yalnızca Filmlerde Olur

Öyle Şeyler Yalnızca Filmlerde Olur, Samsun’dan Notting Hill’e uzanan, dürüst ve cesur bir büyüme ve kendini bulma hikâyesi.
Bu eğlenceli anlatıda Pınar Göktaş, aşk filmlerindeki ‘mükemmel uyum’ fikriyle büyülenen ve ‘’hayatının aşkını’’ bulmaya karar veren bir kız çocuğunun aşkı arayışını, cinselliği keşfedişini, kendi çocukluğu ve gençliği boyunca yaşadığı romantik ilişkiler üzerinden; kişisel hikâyesini zaman zaman kurmaca ile destekleyerek anlatıyor.

Doksanlı yılların sonu ve iki binli yılların başına yayılan hikâye, seyirciyi dönemin romantik filmleri, vintage objeleri ve pop starı Tarkan’ın hit şarkıları arasında dolaştırıyor. Oyun, aynı zamanda Tarkan’a yazılmış güzel bir teşekkür mektubu.

Yönetmen Şule Ateş ve Oyuncu Pınar Göktaş’ın ortak bir yaratımıyla, prova sürecinde birlikte geliştirdiği metin, aşk, ilişkiler ve toplumsal cinsiyet rolleriyle ilgili kabullerimizi sorgulamamızı sağlıyor ve bunu bolca kahkaha eşliğinde yapıyor.

Devam
Çalgıcı Gülali Masalı

Çalgıcı Gülali Masalı

“Bilmem ne” krallığının örnek birer lider olarak yetişen genç prensi ve prensesi bir gün kara bir duman tarafından kaçırılır. Kralla kraliçe ne yaparlarsa yapsınlar çocuklarını bulamazlar. Ülke bir açmazın içine sürüklenir. Karmaşanın ve kaosun ülkenin dört bir yanını sardığı günlerde saraydan yayılan bir haber bütün halka tekrar umut verir. Kraliçenin yeni bir oğlu olmuştur. Halk yeni prensleri şerefine kırk gün kırk gece düğün dernek kurar ve hep bir ağızdan haykırır: “Yaşasın geleceğin kralı!” Ama genç prensin yüreğinde başka şeyler yatmaktadır...

Çalgıcı Gülali tutkuları ve sorumlulukları arasında sıkışmış, güçlü olmayı sorgularken farklı bir büyümenin yolunu arayan bir çocuğun hikayesi... Gür Kahkahalı Kayıkçının da dediği gibi, “bir hikayemiz var, anlatmazsak öleceğiz”, buluşacağımız günü dört gözle bekliyoruz!

“Bu dünyada kim kral olmak istemez ki?”

Devam
Deniz Göktaş Stand-Up

Deniz Göktaş Stand-Up

Deniz Göktaş stand up gösterisiyle Bahçe Galata'da. Açılış Ali Fuat Ergüner'den.

Devam
Özge Özel Stand-Up

Özge Özel Stand-Up

Özge Özel'in önüne çıkan tüm kavramları evire çevire içini boşalttığı ve bundan 1 gram pişmanlık duymadığı tek kişilik şovu.

Devam
Ama

Ama

Prömiyerini İstanbul Uluslararası Fringe Festivali'nde yapan "Ama" oyunu, altı kişilik yeni kadrosuyla tekrar sahnelerde.

Oyuncu Meltem bir televizyon dizisinde oynamak için deneme çekimine gider ve burada kendisini kameraya alan Zafer ile aralarında gerilimli ve erotik bir diyalog gerçekleşir. Oyun Meltem'in yer aldığı bir tiyatro gösterisinin kulisinde ve fuayesinde yaşanan sohbetlerle ilerler.

"Ama", İstanbul'da yaşayan sanatçıların profesyonel ve özel hayatlarının kesişimine odaklanıyor ve günümüzdeki cinsel kimlik tartışmalarının mizahi bir analizini yapıyor.

2021 yılının Kasım ayında Almanya'nın Dresden kentinde düzenlenen Fast Forward Avrupalı Genç Yönetmenler Tiyatro Festivali'nde yer alan "Ama" gücünü metninden ve oyunculuk performanslarından alıyor.

"Beni mutluyken seviyor. Ben yanında depresyona girebileceğim birini istiyorum."

Devam
Benim Burada Ne İşim Var?

Benim Burada Ne İşim Var?

Einstein ‘ön yargıyı parçalamak atomu parçalamaktan daha zor’ der.
Taze baba komedyen Mustafa Sağır’a göre ise küçük kızını uyutmak her şeyden zor.
Beş yıldır çeşitli kültür sanat mekanlarında stand-up icra eden Mustafa Sağır, tek kişilik gösterisi Benim Burada Ne İşim Var? ile sezonda izleyiciyle buluşuyor.

Devam
Sen Balık Değilsin Ki

Sen Balık Değilsin Ki

Suyun yolunu kesersin, kum çuvalları dizersin, beton örersin; ama ne yapar ne eder, bi yerden bi çatlak bulur, ve özgürce akmaya devam eder su. Yolculuğu her seferinde başka engellerle karşılaşacak, bulanacaktır elbetteki... Bu hep böyledir ve böyle olduğunu bile bile 'su cinayetleri' işlenir durmadan bu ülkede. Bu eser suyun yolculuğunu kendi yolculukları yapanların ve her türlü suyun sularında gezinenlerin hikayesidir.

Bavul açılır ve içinden dökülenler çatlaklarını elbette ki bulur.

Devam
Lesli Karavil Stand Up

Lesli Karavil Stand Up

Lesli Karavil, tam olarak 90 dakika size hayallerinizin ötesinde bir gece yaşatıyor.

Aklınızın alamayacağı bir enerji ve samimiyetle sizi kahkahalara davet ediyor. Teknoloji özürlü olmanın sancıları, yurt dışına kaçış planları, kadın olmanın zorlukları ve daha bir sürü hikayeyi en komik dille sizlerle paylaşıyor.

Devam
Altın Elma

Altın Elma

Altın Elma “En Güzel Olana”

Sonsuz güzelliğin üç tanrıçası biraz yorulmuş ve yaşlanmış ama hala eski aşk hikayelerindeki mutluluğu aramaktan vazgeçmemişler. Bir akşam üzeri biz, fanilerle bir araya geldiklerinde bile, Afrodit, Athena ve Hera ortak yazgılarının biricik sorusunu sormadan duramıyor: En güzel olan kim? Bu üç tanrıçanın günümüzdeki hallerinden yola çıkan beden kuklaları, hikayeler, şarkılar ve bol mücadele dolu bir yarışma ile bize sıra dışı bir yolculuk vadediyor. Altın Elma, o elmayı kazananın bile sahip olamayacağı kadar eğlenceli bir dünyayı keşfetmek için yenilikçi bir tiyatro deneyimi.

Devam
Hatırlarsanız Mahremiyet Demiştik

Hatırlarsanız Mahremiyet Demiştik

Annesinin ölümünden sonra annesine ait eşyalarla ne yapacağını bilemeyen bir kadın, cenazeden bir hafta sonra eşyaları mezat yoluyla satmaya karar verir. İlk defa mezatta satış yapan kadın karşılaştığı eşyalar ile hem geçmişini hem de unuttuğu hatıralarını anımsamaya başlar. Bu ilginç mezat; eşyalar, geçmiş, bugün ve hikâyeler aracığıyla bir kadının kendisini yeniden tanıma ve tanımlama oyununa dönüşür.

Devam
Katie's Tales

Katie's Tales

Katie's Tales, bir kadın ve korkunç bir olaydan sonra onu bir gün geri dönme sözüyle terk eden sevgilisinin hikayesidir. İçinde kiraz ağaçları olan bir bahçenin hikayesi.

Katie'nin hayatı bekleyiş ve oluş vaktinde gelişir - yeni ve vahşi zamanlarda. Katie, birkaç yabancı hizmetçiyle birlikte korunaklı bahçesinde, hayatının ve tarihin sessiz tanıkları kiraz ağaçlarının gölgesinde yaşar. Katie her gün ziyaretçi kabul eder: Her an, gidenin geri dönüşünü getirebilir ve Katie kendini hazır tutmakta zorlanır. Katie bize hikayeleriyle arzuyu ve bekleyişi, sessizliğiyle ise dile getirilmeyenleri anlatır. Bekleyen kendisi bir yolculukta, canlı çerçevelerle yontulmuş yaşam yolunda dilsiz durur, bahçesinin merkezinde, hatıralarla dolu kiraz ağaçlarının gölgesinde- Tarihin önünde duran bir kadın. Karşısında kendi ışıkları ve kendi gölgeleri, geçmişle geleceğin kavşağında. Katie'nin somutlaştırdığı dile getirilmemiş arzu, bizi ait olduğumuz yer üzerinde düşünmeye; kendimizi, olayların sağır edici akışında ve arzuların karmaşık kasırgasında bilincimizin rolü hakkında sözsüz bir soruya açmaya davet ediyor.

*Gösterim dili İngilizce'dir.

Devam
Vittoria de Ferrari Sapetto in Paso Al Pubblico Dans Performansı

Vittoria de Ferrari Sapetto in Paso Al Pubblico Dans Performansı

Bir kadın, bir hayvan
Bir müzisyen, bir bir hayvan terbiyecisi
Bir izleyici topluluğu, bir sirk

Seyircilerle sanatçılar arasındaki bariyerin neredeyse ortadan kalktığı bu sahneye ait açıklıkta, edimsel gayeyi topluluğun dansçıyla etkileşimi belirliyor. Oyun ve tehlike arasındaki ayrımı oluşturan ince çizgi, her bir rolün derin düşüncesini ve farkındalığını da beraberinde getiriyor; her eylem kendi tepkisini doğuruyor ve enerji yüklü bir döngüsellik yaratarak bütün unsurları gerekli kılıyor. Performans, izleyicilerin varlığının önemine vurgu yapıyor ve dansçının hareketlerinin güdülerine yeniden can veriyor. Bu, bir dizi, insan bedeninin sınırlarının ve gücünün zorlandığı, sahneye ait eylem üzerinden nükseden ve giderek güçlenen, cezbedici bir müzisyen-terbiyecinin eşlik ettiği temel bir dramatik konsept.

Devam
Bizi Öldürmek İsteyen Muhteşem Hayat

Bizi Öldürmek İsteyen Muhteşem Hayat

Bir doktor üç deliye “Gelin deliler biz beraber deliistanda sizinle bir deli dükkanı açalım!” demiş. Deliler deli dolu bar bar bağırmış deli doktora “Neden olmasın?!” diye, “Sen deli biz deli derman oluruz birbirimize. Bizi öldürmek isteyen hayat muhteşemdir hem de!”
Hastanemize hoşgeldiniz.

Devam
No Name Queen

No Name Queen

Önce çok güçlü bir ışık yandı.
O ana kadar kendime hep sen özel bir çocuksun Bahar diyordum.
Sonra sisler dumanlar.
Bir insan yıllarca denediği halde olmuyorsa bırakmalı bence.
Pozumu aldım.
Bizim gibilerden ne olur gız.
Kasedi başlatabilirsiniz diye şöyle bir komut verdim.
Ya ben özel olduğunu düşünen bir gerizekalıysam.
3-2-1
Beyonce sahneye çıkıyor.

Devam
Tırnak İçinde Hizmetçiler

Tırnak İçinde Hizmetçiler

Günümüz dünyasında geçen özgün bir oyun olan "Tırnak İçinde Hizmetçiler” merkezine bir evdeki iki ‘’hizmetçi’’yi alır. Bu iki kadın kim olduklarını bilemeyecek hale geldikleri bir oyunu sürdürmeye devam ederken, kaçmak istedikleri kendileri ile yüzleşmek zorunda kalırlar. Bu yüzleşmeye sebep veren belirsizliğin içinde tek sığınakları, tekinsizce oyun oynamaya devam etmektir...

Devam
Nora 2

Nora 2

Oyun, Henrik Ibsen’in ünlü oyunu Nora (Bir Bebek Evi)‘nın devamı olarak Amerikalı oyun yazarı Lucas Hnath tarafından 2017 yılında yazılmıştır.

Ibsen’in metninin finalinde Nora, kocasını ve üç çocuğunu geride bırakarak evini terk eder. Lucas Hnath oyunu yazmaya başlarken aklında iki fikir olduğunu söylüyor: Birincisi bir kapı çalacak (Bu kapı, Nora’nın 15 yıl önce çıkıp gittiği evin kapısıdır.), ikincisi Torvald (Bu erkek, Nora’nın 15 yıl önce terk ettiği kocasıdır.) ve Nora, Ibsen’in metninde yapmadıkları şeyi, gerçek bir tartışmayı (yazarın deyişiyle ‘boka batmak’) yapacaklar. Dolayısıyla bir kapı çalınır, Anne Marie (Bu kadın, Nora’yı da, Nora gidince Nora’nın üç çocuğunu da büyüten kadındır.) kapıyı açar, gelen Nora’dır; tam 15 yıldır kendisinden hiç bir haber alınamayan, öldü zannedilen Nora. Ve oyun başlar.

Devam