BAHÇE GALATA'DA BU AY
Kaşık
14 Aralık - 20.30
“Okyanusta geceleri karşılıklı geçen gemiler, kısa bir süreliğine birbirlerine ışık tutarlarmış. Sadece birbirlerinin varlığını fark etmek için. Geceleri, kocaman bir hiçliğin ortasında yalnız olmadıklarını görmek için. Bu hikayede biz gemiyiz. Ve karşılıklı geçtik. Işığımızı yaktık. Şimdi de devam etmemiz lazım. En azından ışığımız vardı.”
Kaşık, iki yaralı insanın denk gelişini ve yaralarının ilişkilerinde istedikleri şeylerin nasıl önüne geçtiğini anlatıyor.
Gecenin karanlığında, bir okyanusun ortasında karşılıklı geçen iki gemi.
Her şeyin metalaştığı dünyada değişen ilişki şekilleri.
Birbirlerini en azından fark ettikleri için minnettar olan iki insan.
Kurulamayan ilişkilerin nedenlerini sorgulayan ve sorunun varlığına karşı dik duran bir oyun.
Leziz
15 Aralık - 20.30
Leziz, aynı evi paylaşan iki kadının, üst kata taşınan ev sahiplerinin gelişiyle sarsılan dengelerini anlatır. Hayatta kalma yolları farklı olsa da birbirine tutunan iki kadın, dışarının içeri sızmasıyla kimliklerini, kırılganlıklarını ve aidiyet kurma biçimlerini yeniden tartışmak zorunda kalır.
Devam
Nora 2
18 Aralık - 20.30
Oyun, Henrik Ibsen’in ünlü oyunu Nora (Bir Bebek Evi)‘nın devamı olarak Amerikalı oyun yazarı Lucas Hnath tarafından 2017 yılında yazılmıştır.
Ibsen’in metninin finalinde Nora, kocasını ve üç çocuğunu geride bırakarak evini terk eder. Lucas Hnath oyunu yazmaya başlarken aklında iki fikir olduğunu söylüyor: Birincisi bir kapı çalacak (Bu kapı, Nora’nın 15 yıl önce çıkıp gittiği evin kapısıdır.), ikincisi Torvald (Bu erkek, Nora’nın 15 yıl önce terk ettiği kocasıdır.) ve Nora, Ibsen’in metninde yapmadıkları şeyi, gerçek bir tartışmayı (yazarın deyişiyle ‘boka batmak’) yapacaklar. Dolayısıyla bir kapı çalınır, Anne Marie (Bu kadın, Nora’yı da, Nora gidince Nora’nın üç çocuğunu da büyüten kadındır.) kapıyı açar, gelen Nora’dır; tam 15 yıldır kendisinden hiç bir haber alınamayan, öldü zannedilen Nora. Ve oyun başlar.
HardLove
20 Aralık - 20.30
Hayatlarından memnun olmayan iki kişi, barda tanışır ve sevişmek üzere eve gelir. Fakat teknik bir aksaklıktan dolayı sekste uzlaşamayınca konuşmak ve birbirlerini tanımak zorunda kalırlar. Böylece sevişmek için bir araya geldikleri gece boyunca arzuları ve korkularıyla tek gecelik de olsa bir ilişki kurarak yabancı olmaktan kurtulmaya çalışırlar.
HardLove, yaşamlarında gittikçe hissizleşen ve bir şeyler hissetmek için çabalayan, bu esnada tökezleyen ve devamlı başa saran insanların hikayesi.
“Ahmet: Ben hiçbir zaman öyle soft soft biri değildim zaten. Ama hard hard biri de olmadığım için şey olmuyor.
Ayşe: Hiçbir şey anlamadım biliyor musun?
Ahmet: Yani içinden gelir bir şaplak atarsın, onu demeye çalışıyorum.
Ayşe: Anladım.”
Leziz
21 Aralık - 20.30
Leziz, aynı evi paylaşan iki kadının, üst kata taşınan ev sahiplerinin gelişiyle sarsılan dengelerini anlatır. Hayatta kalma yolları farklı olsa da birbirine tutunan iki kadın, dışarının içeri sızmasıyla kimliklerini, kırılganlıklarını ve aidiyet kurma biçimlerini yeniden tartışmak zorunda kalır.
Devam
Şafakta Buluş Benimle
25 Aralık - 20.30
Şafakta Buluş Benimle, 25 Aralık tarihinde Bahçe Galata'da seyircisiyle buluşacak.
Devam
Tevafuk
26 Aralık - 20.30
“Hikaye Ne?”
Aynı yaşlarda, fakat farklı toplumsal sınıflardan gelen iki genç adam… Biri muhafazakâr bir ailenin tek oğlu. Diğeri bir eskort. Yolları bir otel odasında kesişiyor. Başta her şey imkânsız görünüyor: Para çok gerçek, çok somut, çok güçlü… Aşk, fazla kırılgan. Soyut. Sanki biraz da yalan dolan bir duygu…
Yine de bir şey oluyor: Sınıfsal çatışmanın büyük sahnesi, yerini küçük oyunların oynandığı başka bir sahneye bırakıyor. Bu küçük sahnede aşk, sanki, bir ihtimal gibi görünüyor. Sanki oyuna gerçekten inanıp teslim olsalar, her şey değişecek… Oyun, gerçeğe dönüşecek.
Oyun, ‘gerçeğe’ dönüşüyor.
Her şey, bir otel odasında başlıyor ve bitiyor.
“Niye izleyelim?”
Oyun, duygu tayfına sahip çıkarak, melodram geleneğini politize ediyor (gibi). Toplumsal sınıfların sert gerçekliğini, ‘oyunla’ kırmanın yollarını araştırıyor (olabilir). Bunu da oyun içinde oyun biçimini, kendine özgü bir teknik kullanarak yapıyor (detay vermeyelim). Eğlenceli (bazen). Komik (nadiren). Ağır (hımmm). Finalde, her şeye rağmen, aşka inanmadan inanmanın bir yolunu buluyor (bizce).
“Alıntı yok mu?”
- Hadi onu sevdin, bi şekilde yürüdü. İnsan tek kendi mi hacı? Cins cins arkadaşları olacak tasarımcı ibnenin! Evindeki masanın bacağına, masandaki tabağın kıçına takacaklar! Sen tek misin sonra? Yok mu hiç eşin dostun? Aldın kendi ortamına soktun bebeyi! Bu sefer de o darlanmayacak mı?
- Biz yeteriz birbirimize.
- He hacı he, yetersiniz.
- Yeteriz.
- Kolunu iki dakka göğsüne atsa, ağırlığından soluk alamazsın. Taş gibi ezer yükü. Nereye yetiyonuz?!
Tevafuk
26 Aralık - 20.30
“Hikaye Ne?”
Aynı yaşlarda, fakat farklı toplumsal sınıflardan gelen iki genç adam… Biri muhafazakâr bir ailenin tek oğlu. Diğeri bir eskort. Yolları bir otel odasında kesişiyor. Başta her şey imkânsız görünüyor: Para çok gerçek, çok somut, çok güçlü… Aşk, fazla kırılgan. Soyut. Sanki biraz da yalan dolan bir duygu…
Yine de bir şey oluyor: Sınıfsal çatışmanın büyük sahnesi, yerini küçük oyunların oynandığı başka bir sahneye bırakıyor. Bu küçük sahnede aşk, sanki, bir ihtimal gibi görünüyor. Sanki oyuna gerçekten inanıp teslim olsalar, her şey değişecek… Oyun, gerçeğe dönüşecek.
Oyun, ‘gerçeğe’ dönüşüyor.
Her şey, bir otel odasında başlıyor ve bitiyor.
“Niye izleyelim?”
Oyun, duygu tayfına sahip çıkarak, melodram geleneğini politize ediyor (gibi). Toplumsal sınıfların sert gerçekliğini, ‘oyunla’ kırmanın yollarını araştırıyor (olabilir). Bunu da oyun içinde oyun biçimini, kendine özgü bir teknik kullanarak yapıyor (detay vermeyelim). Eğlenceli (bazen). Komik (nadiren). Ağır (hımmm). Finalde, her şeye rağmen, aşka inanmadan inanmanın bir yolunu buluyor (bizce).
“Alıntı yok mu?”
- Hadi onu sevdin, bi şekilde yürüdü. İnsan tek kendi mi hacı? Cins cins arkadaşları olacak tasarımcı ibnenin! Evindeki masanın bacağına, masandaki tabağın kıçına takacaklar! Sen tek misin sonra? Yok mu hiç eşin dostun? Aldın kendi ortamına soktun bebeyi! Bu sefer de o darlanmayacak mı?
- Biz yeteriz birbirimize.
- He hacı he, yetersiniz.
- Yeteriz.
- Kolunu iki dakka göğsüne atsa, ağırlığından soluk alamazsın. Taş gibi ezer yükü. Nereye yetiyonuz?!
Bay Samir
27 Aralık - 20.30
“Asil bir yaşam mücadele ile geçer. Rezil bir yaşam ise daha çok mücadele ile geçer.”
Hayatla mücadele etmekten yorulmuş olan Bay Samir; bir iş çıkışı her akşam yürüdüğü yolun yabancılaştığını fark eder. Bu yol üzerinde bulunan ve sürekli seyrettiği tuhafiye dükkânı yıkılmıştır. Vitrininde yıllardır duran çirkin plastik manken ise ortadan kaybolmuş, Bay Samir’in anılarıyla birlikte huzurunun kırıntılarını da yanında götürmüştür.
Lodoslu bir akşam, Bay Samir’in Taksim ile Şişli arasındaki spiritüel yolculuğu böyle başlar. Yollar, kaldırımlar, kuşlar ve yalanlar üstüne bir hikâye…
Leziz
28 Aralık - 20.30
Leziz, aynı evi paylaşan iki kadının, üst kata taşınan ev sahiplerinin gelişiyle sarsılan dengelerini anlatır. Hayatta kalma yolları farklı olsa da birbirine tutunan iki kadın, dışarının içeri sızmasıyla kimliklerini, kırılganlıklarını ve aidiyet kurma biçimlerini yeniden tartışmak zorunda kalır.
Devam