BAHÇE GALATA'DA BU AY
Taksim'e Kadar
05 Haziran - 20.30
Taksim’e Kadar oyunu her karakteri farklı bir yazarın kaleme alıp Zelal Buldan’ın birleştirmesiyle ortaya çıkmıştır. Tıpkı gerçek bir dolmuş yolculuğunda yanımızdaki yolcuların hikayesini bilmediğimiz gibi, yazarlar da kendi karakterlerini yazarken diğer yolcuların öykülerinden habersiz yazmıştır.
Yağmurlu bir İstanbul sabahında Bakırköy’den Taksim’e giden bir dolmuşun içinde, farklı yaş, sınıf ve arka planlara sahip altı yolcu ve bir şoför bir araya gelir. Her biri kendi derdiyle, iç sesiyle, hayalleriyle, pişmanlıklarıyla dolu bir yolculuğa çıkar. Zamanla dolmuş bir nevi itiraf kutusuna dönüşür; aşk acıları, hayal kırıklıkları, ölüm korkuları, aile baskıları ve kişisel çıkmazlar sırayla dile dökülür. Hikâye, karakterlerin birbiriyle doğrudan iletişime çok az geçtiği ama birbirlerini gözlemledikleri, iç dünyalarını açtıkları bir anlatım örgüsü sunar. Tüm karakterler hem kendi içinde hem de toplumla olan ilişkilerinde bir yolculuktadır.
Kaşık
06 Haziran - 20.30
“Okyanusta geceleri karşılıklı geçen gemiler, kısa bir süreliğine birbirlerine ışık tutarlarmış. Sadece birbirlerinin varlığını fark etmek için. Geceleri, kocaman bir hiçliğin ortasında yalnız olmadıklarını görmek için. Bu hikayede biz gemiyiz. Ve karşılıklı geçtik. Işığımızı yaktık. Şimdi de devam etmemiz lazım. En azından ışığımız vardı.”
Kaşık, iki yaralı insanın denk gelişini ve yaralarının ilişkilerinde istedikleri şeylerin nasıl önüne geçtiğini anlatıyor.
Gecenin karanlığında, bir okyanusun ortasında karşılıklı geçen iki gemi.
Her şeyin metalaştığı dünyada değişen ilişki şekilleri.
Birbirlerini en azından fark ettikleri için minnettar olan iki insan.
Kurulamayan ilişkilerin nedenlerini sorgulayan ve sorunun varlığına karşı dik duran bir oyun.