BAHÇE GALATA'DA BU AY
Bay Samir
24 Nisan - 20.30
“Asil bir yaşam mücadele ile geçer. Rezil bir yaşam ise daha çok mücadele ile geçer.”
Hayatla mücadele etmekten yorulmuş olan Bay Samir; bir iş çıkışı her akşam yürüdüğü yolun yabancılaştığını fark eder. Bu yol üzerinde bulunan ve sürekli seyrettiği tuhafiye dükkânı yıkılmıştır. Vitrininde yıllardır duran çirkin plastik manken ise ortadan kaybolmuş, Bay Samir’in anılarıyla birlikte huzurunun kırıntılarını da yanında götürmüştür.
Lodoslu bir akşam, Bay Samir’in Taksim ile Şişli arasındaki spiritüel yolculuğu böyle başlar. Yollar, kaldırımlar, kuşlar ve yalanlar üstüne bir hikâye…
Şafakta Buluş Benimle
25 Nisan - 20.30
Robyn ve Helen bir tekne kazasının ardından, nerede olduklarını ve birbirlerine ne kaldığını anlamaya çalışır. “Şafakta Buluş Benimle”, o sessiz alanda, hatırlamanın ve unutmanın nasıl aynı anda var olabileceğini araştırıyor.
Helen: “Bunu unutacağız
Unutmamamız lazım
İçimize işlemesi lazım, kas hafızası derler ya, onun gibi”
Robyn: “Daha iyi olayım istiyorum
Islak olmak istemiyorum
Titremek istemiyorum
Bu başımıza gelenler hiç olmamış
Evde olmak istiyorum
Seninle”
Zaman kendi üzerine katlanıyor ve anın içi genişliyor.
Leziz
26 Nisan - 20.30
Ev: Dünyaya karşı savunma hattıdır. Bu savunma hattı dört duvar, bir çatı, birbirine aşık iki kadın ve iflah olmayan bir bitkiden oluşur.
Basit bir sızıntı duvarları çürütebilir, bitkiyi soldurabilir, aynı evde yaşayan ve birbirine tutunan iki kadının arasında uçurumlar yaratabilir. Bir gün ev sahibi üst kata taşınır. Evin duvarlarının arasındaki sızıntı gittikçe büyür, çürüyen duvarlar arasında problemler artık göz ardı edilemez hale gelir.
Sanki Yaşamışız Gibi
27 Nisan - 20.30
Her şeyin satıldığı ama hiçbir işe yaramadığı bir nalbur işletir Melahat. Teslimatın olacağı sabah mahalledeki düşmanı Ferda dükkanı Melahat’in başına yıkmasaydı her şey olduğu gibi devam da edecekti. Ama ölmeyecekler. Merak etmeyin. Sanki yaşamış gibi ölüp gitmeyecekler.
“Sanki Yaşamışız Gibi”, erkek-devlet-mafya düzeninin gündelik hayatta kadınlar üzerindeki etkisini bir nalbur dükkanı üzerinden sahneye taşıyor. Tek mekanda geçen hikaye, iki kadının çatışma ve dönüşümünü merkeze alarak, güç ilişkilerinin nasıl şekillendiğini ve nasıl değiştirilebileceğini arıyor.
Sanki Yaşamışız Gibi
27 Nisan - 20.30
Her şeyin satıldığı ama hiçbir işe yaramadığı bir nalbur işletir Melahat. Teslimatın olacağı sabah mahalledeki düşmanı Ferda dükkanı Melahat’in başına yıkmasaydı her şey olduğu gibi devam da edecekti. Ama ölmeyecekler. Merak etmeyin. Sanki yaşamış gibi ölüp gitmeyecekler.
“Sanki Yaşamışız Gibi”, erkek-devlet-mafya düzeninin gündelik hayatta kadınlar üzerindeki etkisini bir nalbur dükkanı üzerinden sahneye taşıyor. Tek mekanda geçen hikaye, iki kadının çatışma ve dönüşümünü merkeze alarak, güç ilişkilerinin nasıl şekillendiğini ve nasıl değiştirilebileceğini arıyor.
N’Olcak Bu Yusuf Umut’un Hali
29 Nisan - 20.30
''Ben Yusuf Umut. Genelde böyle söyleyince hangisini kullanıyosun diye soruyolar. Ben ikisini de sevmiyom diyom. O yüzden ikisini de kullanıyom. Dedem demiş illa Yusuf koyun. Peygamber ismi, mübarek olur. Annem de Umut istemiş. İşte Yusuf Umut. Ben olmuşum.’'
Yusuf Umut, tanımlayamadığı ama vaz da geçemediği bir özgürlüğün peşinde kendi yolculuğunu anlatıyor. Acaba bu özgürlük, sınırlarından taşan Yusuf Umut’u en sonunda aradığı ortama yakınlaştırabilecek, onu çekyatların, kuralların, sınırların içinden kurtarabilecek mi?
Bi de buradan soralım;
Ne Olacak bu Yusuf Umut’un Hali?
dünyanın en mutlu insanı
30 Nisan - 20.30
Geçmişle güreş içindeyim. Eski yazdıklarımı okuyorum. Bir cümle gözüme çarpıyor. “Ben dünyanın en mutlu insanıyım”. Birkaç dakika kıpırdamadan duruyorum. Düşünüyorum. Hayır mutlu değilim. Tüm çabalarımın sonucunda niye mutlu değilim diye soruyorum. Görüyorum ki bu benimle ilgili bir durum değil. Var olan düzen öyle bir yerde ki bizim mutlu olmamamız için bir çaba içinde sanki. Madem diyorum böyle bir canavar var karşımda, onların karşısına en büyük silahımla çıkıyorum; varoluşumla. Ve kendimi dünyanın en mutlu insanı ilan ediyorum.
Bu oyunun metni ilk olarak, Civil Production’ın, Birileri.xyz ve Friedrich Naumann Foundation’ın işbirliğiyle İnsan Hakları Bildirgesi’nden hareketle “emek” teması kapsamında kısa oyun biçiminde yazılmıştır.
iyi ki varlar!
İlker Aksu, BahçeGalata, Ufuk Fakıoğlu, kargART, Murat Mrt Seçkin, Turan Tayar, Tütün Deposu, Mizgin Özel, Meltem Doğan, Kadir Özer, Aslı Çelikel, Ceyda Cihan, Güray Doğru, Kadir Has Üniversitesi, Emir Barın, Barın Han, Gülşen Yenice, Misket Şarap Evi, Yiğit Kale, Arda Özkaya, Onur Nevşehir, Şükrü Kibar, Kamucan Yalçın, İrem Gökçe Yaver, Ezgi Vargil